ÜSKÜDAR
 Orijinal Metin;
 Çevirisi;

ÜSKÜDAR   MAHKEMES İ 84

921 [88a-4] Cafer b. Abdullah’ın, Mustafa b. Abdullah’a borçlu olduğu Oldur ki

Bulgurlu mahallesinden Cafer b. Abdullah mahfil-i kazâda Mustafa b. Abdullah es-Sarrâcü’s-sultânî mahzarında  ikrâr edip mezbûr Mustafa Bey’den dört yüz altmış  akçe  aldım  meblağ-ı  mezbûr  lâzımü’l-edâ deynimdir  deyip ve kayın anam Zâhide bt. Şucâ‘ meblağ-ı mezbûra  ben kefîlim dediği mezbûr  Mustafa talebiyle kayd olundu.
Tahrîren  fî evâili Saferi’l-muzaffer li sene ihdâ ve elf.

Şuhûdü’l-hâl: Hasan b. Timur, Ali b. Mehmed, Mustafa b. Mehmed Çukadâr ve
Ahmed b. Ali, Mahmud Bey el-müstaid ve gayruhüm*

922 [88b-90a-1, Arapça, Türkçe] Hazine-i âmire defterdarı Hasan
Efendi’nin vakfiye sûreti

Tâlib-i rızâ-yı Hüdâ-yı müte‘âl ve râğıb-ı Hüdâ-yı zü’l-celâl ve’l-cemâl sâhib-i hayâ ve hulk-i hasen ehl-i sehâ ve her hâli müstahsen Dârü’s-sa‘âde’de Hızâne-i âmire  defterdârı  olan  Hasan  Efendi’nin  vakfiyyesinin  sûretidir   ki  sicill-i mahfûza kayd olundu.
Tahrîren  fî evâhiri şehri Muharremi’l-harâm sene ihdâ ve elf.

Ben fakīr, vilâyet-i Anadolu kazaskeri Sunullah b. Cafer, vâkıfın ikrârıyla sâbit vakfiyenin şartları ve muhtevâsı açık, doğru ve sahîhtir.
Ben fakīr, mahmiyye-i  Kostantıniyye  kadısı Şemseddin  b. Atâullâh, vakfiyye- ye muttalî olduğumda vakf-ı mezbûrun  sahîh, şer‘î ve mer‘î olduğunu  gördüm.
Ben Rumeli kazaskeri Ahmed b. Rûhullah el-Ensârî, vesâikin tamâmına  bakıp e’imme arasındaki ihtilâfı da bilerek vakf-ı akārın sıhhatine ve lüzûmuna  hük- mettim.
Vakfiyede zikredilenler ve şerâit-i makbûle, tescîl, hüküm, kazâ ve imzâ nehc-i şer‘î  üzeredir.  Abdülkerim   b.  Amr,  mahmiyye-i  Üsküdar  müvellâsı,  ufiye anhümâ
Ammâ  ba‘d  sebeb-i tenmîk-i  kitâb-ı  müşgîn-nikāb ve mûcib-i  ta‘lîk-ı  hitâb-ı savâb-me’âb ki mazmûn-ı dürer-i nisârından hakīkat-i şer‘iyye lâmi‘ ve tâbân ve meknûn-ı gûher-nisârından sevâ‘id-i tarîkat-ı  mer‘iyye sâtı‘ ve dırahşân-ı  dür budur ki hâtır-ı hatîr-i her vâkıf-ı habîre habî ve zamîr-i münîr-i her ârif-i basîre

        Bu kaydın sonunda “Budur merhûm  Hüseyin Paşa evkāfına bi’l-fi’l mütevellî olan ( )” şeklinde noksan bir hüccet kayıtlıdır.

487

İSTANBUL   KADI  S İC İLLERİ

hafî değildir ki dâr-ı  dünyanın  fenâsından  fenâ sûreti ıyân ve gınâsı anâsı ile hem-‘inân ülfü hulfu ile hempâ ve lutfü unfü ile hemtâ ferahı terâhi ile mütekârib ve mütebâdil  ve rahmeti zahmeti  ile müteşâbih  ve müteşâkil ismi denâ’etden müştak ve resmi isâ’ete mülhak câhı çâh-ı belâ ve mâlı melâl efzâ metâ‘ı kalîl ve ziyânı kesîr ni‘meti nakmeti ile makrun ve minhati mihneti ile meşhûndur dâr-ı fenâ medâr-ı  anâdır ve cisr vücûd seyl-gâh-ı zevâl üzere vaz‘ olunmuş  binâdır merd-i  merdâne   ve âkıl-i  ferzâne  bu  fânî  cihâna  kalîlü’l-i‘tinâdır  lâ-cerem ellezîne  yunfikûne  emvâlehum  bi’l-leyli  ve’n-nehâri  sirran  ve alâniyeten  fe- lehüm  ecruhum  inde  rabbihim  ve lâ havfün  aleyhim  ve lâ hüm  yahzenûn mûcebince  taleb-i tarîk-i  kavîmde sâbit-dem  ve sırât-ı müstakim  üzere râsih- kadem olup tevfîk-i hak ile muvaffak olan muktedir-i selîm-fıtrat  ve mün‘im-i sâhib-fıtnat alâ kadri kudretihî ve hasbe miknetihî infâk-ı mâlı ile sefer-i âhiret için i‘dâd-ı zâd ve is‘âf-ı hâcet her fakīr ile isti‘dâd-ı sa‘âdet-i yevmi’l-mî‘âdı her gāyet merâm  ve nihâyet mehâm kılıp binâ-i merâsim-i  hayrâtı vesîle-i devlet-i uhreviyye ve inşâ’-i  mebânî-i  meberrâtı  vâsıta-i sa‘âdet-i  ebediyye edinip  izâ mâte ibnü Âdeme inkıtâ‘a ameluhu illâ an selâsin sadakatin câriyetin ve ilmin yüntefe‘u  bihi  ve veledin  sâlihun  yed‘û  lehû  hadîs-i  sahîhü’l-isnâd  ve kavli sarîhü’l-istinâdın mazmûn-ı  şerîfin mülâhaza ve meknûn-ı  münîfin muhâfaza edip sadaka-i câriye etmekle fukarâ-i enâma in‘âm-ı âm ide ve men benâ câmi‘an benallâhu lehû fi’l-cenneti hadîs-i şerîfine tevcîh-i hâtır idüb hâlisan li vechillâhi ve tâliben li rahmeti rabbihi ve rızâhu bir câmi‘-i şerîf ve ma‘bed-i latîf binâ edip defâtir-i a‘mâlin ve devâvîn-i ef ‘âlin kendi eliyle ıslâh edip bâ‘is-i felâh ve necâh ve sebeb-i mahv-i seyyi’ât  ve  vesîle-i necât ani’d-derekât  belki vâsıta-i rıf ‘at-ı derecât  ola binâ’en  alâ temhîd-i  hâzihi’l-mukaddimât  ve ibtinâ’i  alâ teşyîdi hâmmeti’t-tememât  bâ‘is-i  mecelle-i şer‘iyye  ve  vesîka-i mer‘iyye-i  marziyye hâvi’l-mekârim  ve’l-meâsir câmi‘ü’l-mehâmid ve’l-mefâhir âmirü’l-hazâyini’s- sultâniyye nâzırü’l-masâlihi’l-hâkâniyye   matla-ı envâri’l-hulk  ve’ş-şiyem mecma‘-ı etvârı’l-lutfi ve’l-kerem zü’l-kadri’l-aliyyi ve’ş-şâni’l-celî Hasan Çelebi Bey  Efendi   el-merhûm   Sinan   Bey  ed-Defterî   bi’l-‘atebeti’l-‘aliyye   lâ-zâle mahrûse’l-cenâb  mede’d-duhûri  ve’l-ahkâb  bu sa‘âdet-i  ebediyye ve siyâdet-i sermediyyeye tâlib ve râğıb olup meclis-i şer‘-i şerîf ve mahfil-i dîn-i  münîfe hâzır olup takrîr-i kelâm ve tebyîn-i merâm  edip hâric-i Galata’da Kasım Paşa demekle  ma‘rûf  yerde  merhûm   Ebhemzâde   mahallesinde   merhûm   Sultân Bayezid Hân  vakfı olur her sene yirmi yedi akçe mukāta‘ası olan yerde inde’l- cîrân tahdîd ve tavsîfden müstağnî olup binâ ettiğim ma‘bed-i ebrâr ve tâ‘atgâh-ı ahyâr câmi‘-i şerîfi ve ma‘bed-i latîfi vakf edip ikāme-i salavât-ı mefrûza  için müslimîn  ve müslimât  ve mü’minîn  ve mü’minâta  izn-i  âm edip  ve  câmi‘-i mezbûra  muttasıl Sultân Bayezid Hân aleyhi’r-rahmetü ve’l-gufrân vakfı olup her   sene   on   iki   akçe   mukāta‘ası   olan   yerde   binâ   ettiğim   iki   bölük

488

ÜSKÜDAR   MAHKEMESİ  84

ma‘lûmü’l-hudûd  evleri dahi  vakf ettim  garbı  olan  evde  câmi‘-i  mezbûrun  imâmı sâkin olup kıble tarafında olan evde müezzini sâkin ola ve yine mevzi‘-i mezbûrda  ta‘lîm-i fukarâ-i sıbyân ve sıbyân-ı fukarâ-i Müslüman  için binâ etti- ğim inde’l-ahâlî  ma‘lûmü’l-hudûd  mu‘allimhâneyi  dahi  vakf-ı sahîh  edip ve mülkümden ihrâc edip mahmiye-i Kostantıniyye’de Gül Câmii kurbunda Molla Hüsrev mahallesinde bir fırını ve üstünde bir kahvehâneyi müştemil olup bir ta- rafı câmi‘-i mezbûr  duvarına  ve bir tarafı Cebeci Receb mülküne  ve bir tarafı Canfeda bt. Abdullah mülküne  ve bir tarafı merhûm Mehmed Çelebi Vakfı’na ve tarîk-i âmma muttasıl olan mülkümü dahi vakf edip ve mahmiye-i mezbûrede Hoca Hayreddin Câmii kurbunda  fevkānî dokuz bâb oda ve altlarında mahzen- leri ve havlu ve kenîf ve iki kuyuyu ve taşradan kapısı olan altı bâb odaları ve al- tında dört mahzeni ve bir fevkānî deryâya müşrif odayı ve yanında matbahı ve önünde  açık hayâtı ve  merdiven  yanında  bir odayı müştemil  olup bir tarafı İbrahim Çavuş mülküne ve bir tarafı Mustafa b. Abdullah mülküne ve bir tara- fı azeb odalarına ve iki tarafı tarîk-i âmma muttasıl olan cem‘an yirmi bâb oda- larım  dahi  vakf edip  ve yine  Kasım  Paşa’da  Kuzulu  Dere  demekle  ma‘rûf mevzi‘de merhûm Sultan Bayezid Hân vakfı olup her sene iki yüz elli dört akçe mukāta‘ası olan yer üzre olan mülk eşcâr-ı müsmire  ve gayrımüsmireyi  ve iki kuyuyu ve iki dolabı müştemil olan bir tarafı vâdiye ve bir tarafı Neccâr Yorgi mülküne ve bir tarafı tarîk-i âmma müntehî  bostanı dahi vakıf eyledim ve yine Kasım Paşa’da  Yeganzâde  mahallesinde  mezbûr  yer üstünde  iki tarafı tarîk-i âmma ve bir tarafı Patika nâm zimmî mülküne  ve bir tarafı Haddâd mülküne müntehî  olup iki yer evini ve bir su kuyusunu ve eşcâr-ı müsmire ve gayrı müs- mireyi  müştemil  olan  bostanımı  ve yine  mahalle-i  mesfûrede  ma‘lûmetü’l- hudûd  bostanımı  dahi  vakf eyledim  ve yine  mahalle-i  mesfûrede  merhûm Ebhemzâde Vakfı olup her sene yirmi beş akçe mukāta‘ası olan yerde dokuz bâb yer odaları odaların kapısı üzerinde bir odayı ve bir kuyu ve kenîf leri ve odala- rı muttasıl sed üzerinde dört bâb yer odaların ve kenîf leri ve bir kuyuyu müşte- mil olup bir tarafı Ebhemzâde Vakfı’na ve üç tarafı tarîk-i âmma olan dört bâb odalarım  vakf edip ve Kasım Paşa mahallâtından  Ebhemzâde  mahallesinde Sultân Bayezid Hân aleyhi’r-rahmetü ve’l-gufrân vakfı olup her sene sekiz akçe mukāta‘ası olup iki yer evlerini ve köhne çardağı ve bir su kuyusu ve bir kenîfi ve havluyu  müştemil  olup bir tarafı Behrâm  Kethüdâ  mülküne  ve iki tarafı tarîk-i âmma ve bir tarafı Hasan Reis mülküne  müntehî olan mülk menzilimi dahi  vakf-ı  sahîh  ile  vakıf  eyledim  ve  mahrûse-i   Üsküdar’da  merhûm   ve magfûrun-leh Şemsi Paşa’nın  hânı  kurbunda  tarîk-i âmda birbirine  mukābil olup binâ ve ihsân eylediğim odalar ve dekākīnin  dere cânibinden  olan yirmi bâb fevkānî odaları ve altında dokuz bâb dükkânları ve iki bâb kenîfi ve tahtânî altı mahzeni ve iki bâb kenîfi müştemil  ve hâvî olup hudûd-ı  erba‘asından bir

489

İSTANBUL  KADI SİCİLLERİ

tarafı tarîk-i âmma ve bir tarafı merhûm mûmâileyh Şemsi Paşa Vakfı’na ve bir tarafı debbâğlardan  gelen dereye ve bir tarafı çarşıya ve merhûm  ve magfûrun-  leh mûmâileyh Şemsi Paşa Vakfı’na müntehî ve muttasıldır ve mârrü’z-zikr olan tarîk-i âmda mezkûr derenin mukābelesinde  olan mevzi‘de yedi bâb odayı ve kenîf leri ve tevâbi‘ini  müştemil  olup cevânib-i erba‘asından  bir tarafı tarîk-i âmma  ve  bir  tarafı  merhûm   mûmâileyh  Şemsi  Paşa  vakfına  ve  bir  tarafı Ayasofya-i Kebîr Vakfı’na ve bir tarafı dahi Derviş Ali dükkânına müntehîdir bu zikr olanları dahi vakf edip ve kayd-ı sâlifü’z-zikr olan Kasım Paşa mahallâtından Ebhemzâde mahallesinde merhûm ve magfûrun-leh Sultân Bayezid Hân aleyhi’r- rahmetü  ve’l-gufrân evkāfından  olup her sene on sekiz akçe mukāta‘ası olan yerde hudûd-ı  erba‘asından bir tarafı Saray Hocası demekle ma‘rûf ve meşhûr Mehmed mülküne  ve bir tarafı Balcı Hasan  b. Mustafa mülküne  ve bir tarafı Hasan Reis b. ( ) mülküne ve bir tarafı Simkeş Ahmed Çelebi b. ( ) mülküne ve bir tarafı Hamal Hasan b. Abdullah mülküne  ve bir tarafı tarîk-i âmma mutta- sıl olup dahi bir evini ve bir su kuyusunu  ve bir kenîfi ve bir mikdâr bahçeyi müştemil olan mülk-i mahzım vakf-ı sahîh ile vakf eyledim zikr olunan akārât-ı cemî‘  tevâbi‘  ve levâhıkı ve hukūk  ve merâfıkı ile vakf  edip şart eyledim ki akārât-ı  mezbûre  icâre-i  şer‘iyye  ile istiğlâl  olunup  bi  avni’l-llâhi’l-meliki’l- müte‘âl hâsıl olan rub‘ ve gallâları arâzi-i sâlifü’z-zikrin mukāta‘âtı edâ olun- dukdan  sonra  câmi‘-i sâlifü’z-zikre hatîb olan kimesne  cihet-i hitâbete  yevmî yedi akçe verile ve imâma yevmî beş akçe verile ve her gün salât-ı fecrden sonra sûre-i Yâsin tilâvet ettiği için dahi yevmî iki akçe verile ve her gün salât-ı asrdan sonra sûre-i Âmme tilâvet etmek için yevmî bir akçe verile ve câmi‘-i mezbûrda evkāt-ı hamsede müezzin olan kimesneye cihet-i te’zîn yevmî üç akçe verilip ve her gün ba‘de salâti’l-ışâ’ sûre-i Tebâreke tilâvet ettiği için yevmî bir akçe verile imâm  ve müezzinin  sâkin oldukları  evlerde ücretsiz  sâkin olalar  ve câmi‘-i merkūmda  sermahfil olan kimesneye yevmî üç akçe verile ve Cuma gün dört devirhan olup yevmî ikişer akçe verile ve mu‘arrife yevmî iki buçuk akçe verile ve salâ müezzinine  iki buçuk akçe verile ve câmi‘-i merkūmda  kayyım olan ki- mesne yevmî dört akçe cihet-i kayyımlık verile eğer okumak  bilir ise her gün kable’l-magrîb Âmene’r-resûlü bimâ ünzile ileyhi âyet-i şerîfin ve üç sûre-i İhlâs ve Muavvizeteyn ve bir sûre-i Fâtiha ve sûre-i Bakara’dan müf lihûn âyetine va- rınca tilâvet edip yevmî bir akçe verile okumak bilmezse âhar kimesne okuyup yevmî bir akçe verile ve kayyım olana câmi‘-i mezbûrun  maslağına kuyudan su çekmek için yevmî bir akçe verile ve sâlifü’z-zikr mu‘allimhânede bir sâlih ehl-i ilm ta‘lîme kādir kimesne mu‘allim olup cihet-i ta‘lîm için yevmî beş akçe verile ve ehl-i salâhdan hilâfete kādir bir kimesne mu‘allimhânede halîfe olup edâ-yı hizmet edip yevmî üç akçe verile ve ba‘de salâti’l-fecr Cuma ve a‘yâddan gayrı günlerde her gün on beş cüz’-i şerîf tilâvet oluna ikisi li rızâi’llâhi te‘âlâ ve ikisi

490

ÜSKÜDAR  MAHKEMESİ  84

hazret-i Resûl-i ekrem sallallâhu aleyhi ve sellem rûh-ı şerîf leri ve dördü  çâr-ı yâr-ı nebî hazretlerinin rûh-ı şerîf leri için ve biri Hazret-i Hasan ve biri Hazret-i Hüseyin -radiyallâhu anhümâ- rûh-ı şerîf leri için ve biri cemî‘ enbiyâ sallallâhu alâ nebiyyinâ ve aleyhim ervâhı için ve biri babam Sinan Bey rûhu için ve biri anam Fâtıma rûhu için ve biri hemşîrem Ayşe rûhu için ve biri benim rûhum için  tilâvet  oluna  zikr  olunan   cüzleri  tilâvet  edenlerin  her  birine  bir  rub‘ mezbûrdan biri buçuk akçe verile zikr olunan eczâ-i şerîfeden birinin tilâvetini câmi‘in imâmına ve birini müezzinine  ve birini kayyımına tilâvete kādir ise ve birini Ebhemzâde Mescidi imâmına ve birini müezzinine ve biri merhûm Surûrî Efendi Mescidi imâmına  ve biri müezzinine  şart eyledim eğer mâni‘atü’l-cem‘ cihâtları olmazsa olursa müstahıkkına  verile bâkī kalan eczânın tefvîzi hayâtta olduğumca ben alıp ba‘dehû re’y-i hâkime müfevvaz ola ve zikr olunan rub‘dan îd-i edhâda mezbûr mu‘allimhânede dâimâ okuyan eytâmdan on beş yetim oğ- lana birer kaftan ve takye ve birer gömlek ve birer don ve papuş ve ön alınıp kifâyet mikdârı akçe harc oluna ve her sene mu‘allimhâneye hammâliyesiyle üç yüz akçelik odun alına ve füsûl-ı erba‘a denk her faslında mezbûr oğlancıklara otuzar  akçelik meyve alına ve her sene mu‘allimhânenin  hasırına ve câmi‘-i şerîfin kandiline  ve revganına  ve şem‘ine ve çârubuna  ve Ramazân-ı şerîf ’de minârenin  otuz iki kandiline  ve revganına  ve her gece maslak önünde  yanan kandile ve revganına  ve sâir harcına  kifâyet mikdârı  akçe verile ve her sene câmi‘in ve mu‘allimhânenin kenîfine ve bardağına  kifâyet mikdârı akçe verile ve iki kuyunun dolabına ve habline her sene kifâyet mikdârı akçe verile ve Berât Gecesi’nde  onar  vakıyye iki büyük  şem‘-i  asel altı yüz akçeye alınıp câmi‘in mihrâbının  iki  tarafında  vaz‘  oluna  ve  avârız  oldukda  câmi‘im  mahallesi sâkinlerinin   avârızına  iki  yüz  akçe  verile  ve  Surûrî  Mescidi  mahallesinin avârızına yüz akçe verile ve şart eyledim ki her kim tersâne kethüdâsı olur ise hasbî nâzır  olup  evkāfıma her  sene  mâh-ı  Muharremin   evâilinde  ve  mâh-ı Şaban’ın  evâsıtında  yoklayıp harâb olmuş yerlerini mütevellîsine  ta‘mîr  ettire kethüdâ-i mezbûra ol mukābelede her sene üçer altınlık iki tülbent alınıp verile ve şart  eyledim ki mâdem  kayd-ı hayâtta olam mütevellî  kendim  olup cemî‘ umûr-ı  evkāf-ı mezbûre ve cümle mesâlih-i mesfûre re’yime menût  ve kavlime merbût  olup merreten  ba‘de uhrâ ve kesreten isre uhrâ tebdîl ve tağyîr taklîl-i vezâyif ve teksîr ve idhâl ve ihrâc ve azl ve nasb yedimde olup her nice re’y eder- sem eyle idem tûtî-i cân bu kafes-i âb ve gülden halâs olıcak evkāf-ı mezbûreye yevmî on akçe ile evlâdım ve evlâd-ı evlâdım ve evlâd-ı evlâd-ı evlâdım batnen ba‘de  batnin  ve karnen  isre karnin  ile’l-inkirâz  sânahumu’llâhu  te‘âlâ  anhü mütevellî  olup  ba‘de’l-inkirâz  vazîfe-i mezbûre  ile aslah-ı  utekām  ve aslah-ı evlâd-ı utekām ve aslah-ı evlâd-ı evlâd-ı utekām ile’l-inkirâz mütevellî olalar ve ba‘de’l-inkirâz   re’y-i   hâkimle   bir   deyyin   ve  selîm  ve  emîn-i   müstakim

491

İSTANBUL  KADISİCİLLERİ

kimesneye tevcîh oluna  ve rub‘-ı  sâlifü’z-zikrden  evkāf-ı mesfûre  kâtibine  ve câbisine yevmî ikişer akçe verile ve şart eyledim ki cibâyet ve kitâbet bir kimes- neye verilip üslûb-ı sâbık üzre utekāya ve evlâd-ı utekāya verile ile’l-inkirâz bu tertîb-i şerâit ve temhîd-i  zevâbıt tamâm oldukdan  sonra akārât-ı sâlifü’z-zikri nukūd-ı  mastûra  ile li ecli’t-tescîl mütevellî nasb eylediğim fahrü’l-emâsil ve’l- eşbâh Behrâm b. Abdullah’a teslîm-i sahîh ile teslîm edip sâir mütevellîler evkāfı tasarruf  etti  deyu  ikrâr  ve  i‘tirâf  ettikde  mütevellî-yi  mesfûr  dahi  vâkıf-ı mûmâileyhi vicâhen ve şifâhen makālât-ı mastûresinde  tasdîk edip emr-i vakıf tamâm u hâl tescîl-i encâmım oldukdan  sonra vâkıf-ı müşârunileyh  efâzallâhu sicâle nu‘amâ’ihî aleyh-i cânib-i vifâkdan taraf-ı şikāka teveccüh edip mütevellî-i mezbûr muvâcehesinde  vakf-ı mezkûrdan  rücû‘ edip evkāf-ı mezbûreyi mülkü- ne red ve mütevellî-i mezbûrun taraf-ı tasarrufunda sed murâd edinip mütevellî-i mesfûr ile munhâsım edip meclis-i şer‘a murâfa‘a olup takrîr-i kelâm ve izhâr-ı merâm  edip ve akārâtda  İmâm-ı  a‘zâm ve hümâm-ı  ef ham sirâcü’l-ümme ve muktedâyi’l-e’imme Hazret-i Ebî Hanîfeti’l-Kûfî cevzî bi’l-hayr ve kûfî kavliyle ve vakıf yer üzerinde olanlarda e’imme-i Hanîfe’den tecvîz etmeyenler kavli ile istidlâl edip cümlesin mülküne  red etmek murâd edip mütevellî-i mezbûr dahi redden imtinâ‘ edip vakf-ı akār imâmeyn-i humâmeyn katında husûsen teslîm-i ile’l-mütevellîden sonra sahîh ve lâzım ve emr-i mütehattimdir ve vakıf üzerin- de binâ  olunup  cihet-i  uhrâya vakıf olanların  vakfiyeti e’imme-i  Hanîfe’den ba‘zılar tecvîz etmişlerdir  deyip vâkıf-ı müşârunileyhe  mukābele ve mu‘âraza edip sadr-ı kitâb-ı müstetâbı tevkî‘-i şerîf leriyle teşrîf buyuran sultânü’l-ulemâi’l- izâm   burhânü’l-füzelâi’l-fihâm   câmi‘ü’l-fürû‘   ve’l-usûl   hâvi’l-ma‘kūl   ve’l- menkūl âlim-i rabbânî ve hâkim-i semedânî hazretlerinden  hüküm taleb ettik- de  hâkim-i  mûmâileyh  esbağa’llâhu  ni’amehû  aleyh  hazretleri  cânib-i  vakfı ihtiyâr etmeği evlâ ve ahsen görüp akārda imâmeyn-i humâmeyn kavliyle ve va- kıf  yer  üzre  olanlarda  tecvîz  edenler  kavliyle amel  edip  sıhhat-ı  vakfa  ve lüzûmuna  hükm  edip vakf-ı merkūm  resm-i  mersûm  üzre sahîh ve lâzım ve habs-i sarîh-i mütehattim olup nef ‘i ve nakzı muhal ve ihlâl ve ibtâli mümteni‘u’l- ihtimâldir felâ yahillu liahadin mimmen yu’minu bi’llâhi ve’l-yevmi’l-âhiri min hâkimin ev kādin ev vârisin gāyibin ev hâzırın tağyîru hâze’l-vakf ba‘de mâ te- karrere an neskihi’l-mastûr el-muharrer femen ta‘arraza li tahvîlihî ve tağyîr ve sa‘â  fî ibtâlihî  bi tezvîrihî  fe-aleyhi  la‘netullâhi  aleyh ve’l-melâiketi  ve’n-nâsi ecma‘în ve me’vâhu cehennem felyesgâ min hamîmin ve gıslîn ve ecru’l-vâkıfi’l- merkūm  nu‘ûtehû  fî hâze’r-rakîm  ale’l-meliki’l-hayyi’l-cevâdi’l-kerîm  ve alâ hâzâ vaka‘a’l-işhâdü ve’t-tahrîr ve neceze’r-rak ve’t-tastîr.
Fî gurreti’l-Muharremi’l-harâm  min  şuhûri  sene  ihdâ  ve elf min  hicreti’n- nebeviyye el-Mustafa[v]iyye aleyhi’s-selâm